Currently browsing category

Tarikatlar

Prof. Dr. İbrahim MARAŞ: Ahmet Yesevî Düşüncesinde Ahlâk Felsefesi

Ahmet Yesevi (ö. 1166) Düşüncesinde Ahlâk Felsefesinin Temel Kavramları Prof. Dr. İbrahim MARAŞ ibrahimmaras@gmail.com Ankara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi İslam öncesi ve İslâmî dönem Türk düşüncesinin en önemli ortak yanlarından birisi ahlâkî ilkelerdir. Ciddi bir toplumsal yapı kurmanın ve bunun devamlılığını sağlamanın en önemli …

ŞAH-I   NAKŞBEND   MUHAMMED  BAHAÜDDİN  BUHARÎ

ŞAH-I  NAKŞBEND   MUHAMMED  BAHAÜDDİN  BUHARÎ [ Kaddesallahu   Sırrahulaziz ] İsmi, Muhammed bin Muhammed’dir. Bahaüddin ve Şâh-ı Nakşbend gibi lakabları vardır. Allah’ın sevgisini kalplere nakşettiği için, “Nakşbend” denilmiştir. 1318 (H.718) senesinde Buhârâ’ya beş kilometre kadar uzakta bulunan Kasr-ı Ârifân’da doğdu. 1389 (H.791)’da Kasr-ı Ârifân’da Rebî’ul-evvel ayının üçünde Pazartesi günü vefât etti. …

BU SİTENİN ÖYKÜSÜ ya da İNTERNETTE TASAVVUF 

İNTERNETTE TASAVVUF   ya da  BU SİTENİN ÖYKÜSÜ Ülkemizde 1998’de gündelik hayata giren internet, son 10 yılda gündemin belirlendiği bir mecra haline geldi. Başlangıçta sabit adresler üzerindeki müstakil sitelerden internet yayını yapılırken, bugün Facebook, Twitter, Instagram gibi anlık güncelleme yapılabilen sosyal medya platformlarındaki sayfalardan yayın yapılan dinamik ve akışkan bir bilgi kaynağına dönüştü. …

ALİ USTA’NIN HATIRATINDAN – I. KISIM

Ali Usta’nın Hatırâtı -I- ALİ USTA’NIN  HATIRALARINDA ŞEYH   ŞERAFEDDİN   DAĞISTANΠ(K.S.) ALİ USTA’NIN HATIRATINDAN – I. KISIM 1.  Eseri Yayınlatan  Hasan Burkay (Rh.A.)’ın  Önsözü Sizlere bu küçük eserle, insan başından geçmiş, bizzat yaşanmış, pek çok harikulade olaylarla dolu canlı bir kitap sunacağız. Tahminen 1955 yıllarında dükkanıma daha evvel ismini ve methini …

ÇEÇENİSTAN’DA KADİRİYYE TARİKATI (XIX. Yüzyıl)

BİR RUS RAPORUNA GÖRE ÇEÇENİSTAN’DA KADİRİYYE TARİKATININ DURUMU KADİRİYYE DOKTRİNİ VE ÇEÇENİSTAN’DAKİ VE ARGUN KAZASINDAKİ KADİRİLER : **** Mütercimin Notu Aşağıda sunulan belge, «ekler» kısmındaki diğer belgelere hiç benzememektedir. Bunun yazarı A. İppolitov, Kadiriyye (zikirci) hareketini sindirmekle görevli jandarma yüzbaşısı idi. Onun raporu da, bu tür literatürün ihtiva ettiği tüm bilgisizlik (İppolitov, …

CEMALEDDİN GAZİKUMUKİ’NİN MEKTUBU

OSMANLI ŞEYHÜLİSLAMI’NA MEKTUB            NAKŞBENDÎ ŞEYHİ SEYYİD CEMALEDDİN GAZİKUMUKİ’NİN OSMANLI ŞEYHÜLİSLAMI’NA YAZDIĞI MEKTUB Seyyid Cemaleddin Gazikumuki k.s. İmam Şamil, içteki münafık, hain yerli işbirlikçileriyle uğraşırken bir yandan da zâlim, işgalci emperyalist Hıristiyan Rus kuvvetlerine karşı dini, vatan ve özgürlüğünü korumaya çalışmaktaydı. Bunun için eldeki bütün kuvvetlerine …

BEŞİKTAŞLI YAHYÂ EFENDİ

YAHYÂ EFENDİ [K.S] ( 1494; Trabzon  – 1569, İstanbul ) İstanbul’da yetişen büyük velîlerden. İsmi Yahyâ, nisbeti Beşiktâşî’dir. Aslen Amasyalı olup Şamlı Ömer Efendinin oğludur. Yahyâ Efendi, İbn-i Ömer el-Arabî, Yahyâ bin Ömer Beşiktâşî ve Molla Şeyhzâde gibi isimlerle de tanınıp meşhûr olmuştur. 1494 (H.900) senesi Trabzon’da doğdu. 1569 (H.977) …

EBÛ’L-HASAN   HARAKÂNÎ

EBÛ’L-HASAN   Harakânî [K.S.] Allah’a ve âhirete âit ilimler yâni mârifetler sâhibi büyük âlim ve velî. Künyesi Ebü’l-Hasan, ismi Ali bin Câfer’dir. Bistâm’ın bir kasabası olan Harkân’da dünyâya geldi. Ebü’l-Hasan-ı Harakânî, uzun boylu, güzel yüzlü, geniş alınlı, iri gözlü ve kumral idi. Hazret-i Ömer’e benzerdi. İnsanları Hakk’a dâvet eden, onlara doğru …

BÂYEZÎD-İ BİSTÂMÎ [K.S.] 776 (H.160) veya 803 (H.188)de İran’da Hazar Denizi kenarında Bistâm’da doğdu. Künyesi, Ebû Yezîd’dir. İsmi Tayfûr, babasının adı Îsâ’dır. Evliyânın büyüklerinden ve Sultân-ül-Ârifîn lakabıyla meşhûr olan Bâyezîd-i Bistâmî Silsile-i aliyye-i Nakşbendiyyenin beşinci halkasıdır. Üveysî olup, İmâm-ı Câfer-i Sâdık’ın vefâtından kırk yıl sonra doğduğu hâlde İmâm-ı Ali Rızâ’nın sohbetinden ve …

SİLSİLE-İ  ALİYYE-İ   NAKŞBENDÎYYE (Bir Örnek)

SİLSİLE-i  ALİYYE-i   NAKŞBENDİYYE Tasavvufi yolda  “Silsile”  günümüzde kendisine biat edilen  Mürşid-i Kamil’den  Rasulullah (s.a.v.)’e kadar ulaşan bir manevi zincirdir. Bu zincirin sağlam  oluşu tasavvufi feyz ve bereketin intikalinde çok önemli olduğundan  intisab edilen tasavvuf  yolunun “açık” olmasının ve manevi feyz akışının “aktif” oluşunun en büyük delili “sahih bir silsile”ye sahip olmasıdır. …