Tasavvuf Nedir?

TASAVVUFUN TANIMI

 Tasavvuf, Allah tarafından sevilme ve Allah’ı sevmeyi  öğrenmektir.

Tasavvuf, sehâvet (cömertlik), zerâfet (zariflik) ve nezâfet (temizlik)tir.

Tasavvuf,  halktan incinmemek ve mahlukâtı incitmemektir.

Tasavvuf, zıtları (zahir/batın ; kesret/vahdet; celal/cemal ; celvet/halvet ) birleştirmektir

Cüneyd Bağdadi: ” Hakkın seni sende ifna edip kendisiyle ihya etmesi olan tasavvuf, Allah’ın ahlâkı ile ahlâklanmaktır.

Ebu Bekir Şibli : Tasavvuf karşılıklı dostluk ve sevgidir. Allah ile beraber olmaktır.  Duyu organlarına hâkim olmak, nefsi  zaptetmek ve ruhun üfleyişlerine kulak vermektir.

Amr b. Osman Mekki : Tasavvuf ibnul-vakt olmaktır ; vakti değerlendirmek ve vaktin değerini bilmek, kulun her bir vakitte, o vakit içinde yapılması en gerekli olan amel ile  meşgul olmasıdır.

Sunullah Gaybi : Tasavvuf  nefy-i vücûd ile ahlâk-ı hamide ve evsâf-ı cemile sahibi  olmaktır.

Mevlana Celaleddin Rumi : “Tasavvuf nedir?” diye sordular: “Gam ve elem  zamanında ferah bulmaktır.”

Ünlü Osmanlı mürşidlerinden Şeyh İbrahim Efendi *(k.s.)’nin  “Tasavvuf nedir?” sorusuna cevap verdiği şiiri tasavvufun en güzel tanımlarını içermektedir:

Bidayette tasavvuf sûfî bi-cân olmaya derler
Nihayette gönül tahtında sultân olmaya derler

Tarikatte ibarettir tasavvuf mahv-ı suretten
Hakikatte saray-ı sırda mihmân olmaya derler

Bu ab u kil libasından tasavvuf âri olmaktır
Tasavvuf cismi safi nur-ı Yezdân olmaya derler

Tasavvuf lem’ayı envar-ı mutlaktan uyarmaktır
Tasavvuf ateş-i aşk ile suzân olmaya derler

Tasavvuf şerait name-i hestiyi dürmektir
Tasavvuf ehl-i imân olmaya derler

Tasavvuf ârif olmaktır hakimen adetullaha
Tasavvuf cümle ehl-i derde dermân olmaya derler

Tasavvuf ten tılsımın ism miftahıyla açmaktır
Tasavvuf bu imaret külli virân olmaya derler

Tasavvuf sûfî kali tebdil eylemektir bil
Tasavvuf her söz ki söyler âb-ı hayat olmaya derler

Tasavvuf ilm-i tabirât-ü tevilâtı bilmektir
Tasavvuf can evinde sırrı sübhân olmaya derler

Tasavvuf hayret-i kübrâda mest ü vâlih olmaktır
Tasavvuf Hakkın esrarında hayrân olmaya derler

Tasavvuf kalb evinden mâsivallahı gidermektir
Tasavvuf kalbi mümin arş-ı Rahmân olmaya derler

Tasavvuf her nefeste şarka vü Garba erişmektir
Tasavvuf bu kamu halka nigehbân omaya derler

Tasavvuf cümle zerrat-ı cihanda Hakk’ı görmektir
Tasavvuf gün gibi kevne nümâyân olmaya derler

Tasavvuf anlamaktır yetmiş iki milletin dilin
Tasavvuf alem-i akla Süleymân olmaya derler

Tasavvuf uryet-i vüska yükün can ile çekmektir
Tasavvuf mazhar-ı ayât-ı gufrân olmaya derler

Tasavvuf ism-i azâmla tasarruftur bütün kevne
Tasavvuf câmi-i ahkâmı Kurân olmaya derler

Tasavvuf her nazarda Zât-ı Hakk’a nâzır olmaktır
Tasavvuf sûfî yâ her müşkil âsân olmaya derler

Tasavvuf ilm-i Hakk’a sinesini mahzen etmektir
Tasavvuf sûfî bir katreyken ummân olmaya derler

Tasavvuf küllü yakmaktır vücudun nâr-ı “Lâ” ile
Tasavvuf nur-ı “illa” ile insân olmaya derler

Tasavvuf on sekiz bin aleme dopdolu olmaktır
Tasavvuf nüh felek emrine fermân olmaya derler

Tasavvuf “kul kefâ billah” ile davetdürür halkı
Tasavvuf “irci’i” lafzıyla mestân olmaya derler

Tasavvuf günde bin kere ölüp yine dirilmektir
Tasavvuf cümle alem cismine cân olmaya derler

Tasavvuf Zât-ı insan Zât-ı Hakk’da fâni olmaktır
Tasavvuf “kurb-u ev ednâ”da pinhân olmaya derler

Tasavvuf cânı canâne verip azâde olmaktır
Tasavvuf cânan-ı cân, cân-ı canân olmaya derler

Tasavvuf bende olmaktır hakikat Hak ey İbrahim
Tasavvuf şer-i Ahmed dilde burhân olmaya derler

KAYNAK: Prof. Dr. Dr. Mustafa Kara “ Tasavvuf ve Tarikatler Tarihi”

(*) Şeyh İbrahim Efendi: Doğumu 1591 Eğridere/Bulgaristan – Vefatı: 1655 İstanbul)